Obezite ve Diş Çürüğü Arasındaki Bağlantı

Doğru diş bakımının anahtarının fırçalama ve diş ipi kullanma olduğunu biliyorsunuz, ancak obezite ve diş çürüğü ağız sağlığında rol oynadığını biliyor muydunuz? Son araştırmalar, obezite ve diş çürüğü arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koymuştur. Buna göre aşırı kilolu kişiler, normal kilolu yaşıtlarına göre daha kötü bir ağız sağlığına sahip olmakta ve obez kişilerin diş eti hastalığı riski yaklaşık 6 kat daha yüksek seyretmektedir.

Tayland’da yapılan bir araştırma, %70’i aşırı kilolu veya obez olan 160 yetişkini içermekteydi. Genel olarak vücut kitle indeksleri (BMI) yüksek olan kişilerde, daha düşük BMI’li olanlara göre daha fazla diş hastalığı ve şiddetli periodontitis (diş eti enfeksiyonu) vardı. Kanda iltihaplanma olduğunun bir göstergesi olan beyaz kan hücreleri ve C-reaktif protein seviyeleri de aşırı kilolu katılımcılarda daha yüksekti.

Obezite ve Diş Çürüğü Vücut Sağlığı İçin İkili Tehdit

Diş sağlığı uzmanlarına göre diş çürüğü, 6-19 yaş arası bireylerde en sık görülen kronik hastalık şeklidir. Her üç çocuktan birini etkiler. Obezite hem aktivite hem de beslenme yoluyla diş sağlığına bağlıdır. Hareketsiz bir yaşam tarzı da genellikle obezite ile bağlantılıdır.

Çocukların televizyon seyrederken veya diğer hareketsiz aktiviteler sırasında, tatlı ve tuzlu hazır gıdalar tüketmeleri daha olasıdır. Bu atıştırma esnasında bakteriler, yüksek şekerli ve kalorili yiyeceklerle ziyafet çeker. Böylece, çürük ve obezite riski yükselmiş olur. Gazlı içecekler ise tehlikenin dozunu artırır. Bu içecekler diş minesini bozarak çürümeye katkıda bulunur.

Obezite ayrıca iltihaplanma ve asit reflüsü de dahil olmak üzere bir dizi sağlık durumu ile bağlantılıdır. Dişleriniz için bu iki sorun, çürük ihtimalinin artmasına çanak tutar; ancak birkaç basit yaşam tarzı stratejisiyle hem çürük hem de obezite riskinizi azaltabilirsiniz.

Doğru Beslenme Planına Uyum Sağlayın

Besleyici öğün planlaması sizin için zorsa aile hekiminizden veya diş doktorunuzdan yardım alabilirsiniz. Öğünleri planlamak, dürtüsel yeme ve kötü yiyecek seçimleri yapma şansınızı azaltır. Sporcu içecekleri ile kola gibi sıvıları nadir durumlarda tüketmeniz gerekir. Sıvı kaloriler, aşırı tüketimi kolaylaştırır ve onları içmek dişlere, büyük bir şeker kavanozuna girmiş gibi hissettirir. Bunun yerine vücudu, besleyici gıdalarla doldurun. Uzmanlara göre yağsız proteinler, meyveler, sebzeler ve tam tahıllar hem obeziteyi hem de diş çürümesini önlemede rol oynar.

Özellikle obezitede yaşanan ve duygusal açlık hissiyle gelen tüm gün plansız gıda tüketimi, yiyeceklerin dişlerle temas süresini uzatır ve çürük riskini artırabilir. Yemekleri ve ara öğünleri belirli saatlerde yemeye çalışın, sonrasında da dişlerinizi fırçalayın. Yiyecek alımını yemek zamanlarıyla sınırlayarak doygunluk hissini, doğal kalori azaltma yoluyla da sağlıklı vücut ağırlığını destekleyebilirsiniz.

Obezite ile Gelen Diş Hastalıkları

Yeni bir çalışma gösteriyor ki aşırı kilolu kişilerin, çürük dişlere ve bir periodontal hastalığa sahip olma olasılığı daha yüksektir. Uzmanlar bu tehlikeden, enflamasyonun sorumlu olduğunu düşünmektedir. Sebebi ise obez olan insanların vücutlarının, iltihaplanma eğiliminde olmasıdır. Enflamasyon, birçok tıbbi hastalık ve diş problemi ile ilişkilidir. Örneğin, tip 1 veya tip 2 diyabetli kişiler; ağız kuruluğu, ağız enfeksiyonları ve diş eti hastalığı olarak da bilinen periodontal hastalık gibi ciddi diş problemleri geliştirme riski altındadır.

Obez insanlar şeker ve karbonhidrat bakımından zengin yiyecekleri tüketmeye meyillidir. Ağızdaki mikroplar bu yiyecek parçacıklarıyla birleşerek diş minesine saldırabilir. Bir çalışma, obez insanların diş eti hastalığına sahip olma olasılığının ortalama kilolu kişilere göre 5,9 kat daha fazla olduğunu bulmuştur.

Periodontal hastalıklar diş kaybına yol açabilir, hatta romatoid artrit (iltihaplı romatizma) ve erken ölümle bağlantılı olabilir. Bu nedenle sigara, kötü beslenme, diyabet ve obezite gibi risk faktörlerinden kaçınmak her zaman için iyi bir fikirdir. Buradaki ana mesaj, vücudun birbirine bağlı olduğudur. Ağız, birçok yönden kişinin sistemik sağlığına açılan bir penceredir.